Ses Dizaynı ile Öne Çıkan 5 Film

Robert Altman’dan David Lynch’e, Coppola’dan Türkiye sinemasının parlak örneğine, ses dizaynı ile öne çıkan 5 film seçkimiz…

Biçimsel üslup, estetik tercihler, sinematografi ve oyunculuk yönetiminin yanında, seyircinin yetkin bir sinema yapıtından talep ettiği en önemli unsurlardan biri de ses dizaynıdır. Yaratılan seslerin, sahnelerin devinimi ile olan dengesi kadar seslerin nasıl miksaj edildiği de etkilidir. Bu dengenin anlatıya ne çeşit bir katkı sağladığı gibi sorular film yapımı ve analizinde öne çıkar. Ses dizaynı; listedeki filmlerde de ele aldığımız üzere belirli bir fikri vurgulamak, seyirciyi rahatsız edici seslerle karanlık bir zihne hapsetmek ve karakterlerin içinde var olduğu yoğun atmosferi hissettirmek gibi sayısız amaca hizmet edebilir.

İşte Ses Dizaynı ile Öne Çıkan 5 Film

5 – Nashville (1975)

Robert Altman’ın Amerikan toplumunu alaya aldığı dev müzikali Nashville, eğlenceli bir cümbüşü andıran yoğun bir atmosfer kuruyor. Karakterler arasında ustaca gezinen kamera, Amerika’ya dair geniş bir kavrayış sunuyor.

Kasabada yaklaşan seçim öncesi Nashville’deki hayata yakından baktığımız filmde ses, politik iklime dair sert bir eleştiri işlevi üstleniyor. Kasaba halkına sık sık hoparlörden seslenen Altman, Amerika’nın çürümüş taraflarını incelikle irdeliyor. Nashville’in ses dizaynını etkileyici kılan sayısız sebep var. Karakterlerin üst üste binen diyaloglarının anlatıyı ustaca şekillendirmesi, müzikal sahnelerde tezatlar üzerinden kurulan mizah ve country parçalar ile Altman’ın yarattığı kaotik dünyadan samimi kesitler yakalamak bunlardan yalnızca birkaçı.

4 – Berberian Sound Studio (2012)

Filmde orta yaşlı bir ses teknisyeni olan Gilderoy’un, İtalya’daki bir film çekimine dahil olmasını takip ediyoruz. Gilderoy başta çekilecek filmin atlarla ilgili olacağını zannetse de kendini bir anda dehşet verici bir korku filminde çalışırken buluyor.

Peter Strickland’in tanımlanması güç filmi Berberian Ses Stüdyosu, manipülatif sahnelerle seyirciyi ses ve sinema arasındaki keskin ilişki üzerine düşünmeye itiyor. Duyduğumuz sesler vasıtasıyla beynimizde görüntüyü nasıl tamamladığımız; bu işlemin anlatıyı ne gibi süreçlere yönelttiği soruları, filmi eşsiz bir sinema egzersizine dönüştürüyor. Berberian Sound Studio‘nun katmanlı yapısını kuran diğer faktör ise içine düştüğü devasa ses cümbüşü arasında, çekilen filmle paralel olarak gitgide daha karanlık hale bürünen Gilderoy’un zihni…

3 – Eraserhead (1977)

David Lynch, sinema tarihinde sese en takıntılı yönetmenlerden biri. Büyük bir titizlikle yarattığı ürkütücü sesler, kullandığı müzikler ve ses bandında yarattığı tezatlıklar ile Amerika’yı ve Hollywood’u tiye alması onun tekinsiz sinemasını yansıtan öğeler. İlk uzun metrajı Eraserhead (Silgi Kafa), bugün dahi çekilmiş en orijinal bağımsız filmler arasında.

Lynch, Amerikan sinemasını dumura uğratan ilk filminde seyirciyi Henry Spencer isimli yalnız bir adamın karanlık zihnine bırakıyor. Deforme olmuş bir bedene sahip yeni bebeğine bakmakla yükümlü olan Jack’i takip ederken, kendimizi Kafka’yı andıran muğlak ve karanlık bir atmosferde buluyoruz. David Lynch sinemasının baş öğelerinden biri olan rüya-gerçek zeminlerinin sürekli devinimi, Jack’in sürreal deneyimine eşlik eden rahatsız edici sesler ve filmin zengin sembolik atmosferi ile Silgi Kafa, muhtemelen hayatta yalnızca bir kere deneyimleyebileceğiniz tuhaf bir sinemasal salınım.

2 – The Conversation (1974)

Francis Ford Coppola’nın 1966 yapımı Antonioni filmi Blow Up‘tan ilhamla çektiği Altın Palmiyeli Konuşma, sesin anlatıya tamamen hakim olduğu eşsiz bir başyapıt. Gizemli patronu tarafından siyasi bağlantıları olduğunu anladığımız iki kişiyi gözetlemesi istenen Harry Caul (Gene Hackman), bu süreçte kendisini tehlikeli bir paranoyanın pençesine bırakıyor. Kayda aldığı kişilerin hayatlarının tehlikede olduğunu öğrenen Harry’i, ahlaki ve ruhsal yüklerin altında ezilirken izliyoruz.

Gene Hackman’ın kusursuz performansının yanında, seyirciyi Harry’nin yitik zihnine ışınlayan diğer faktör ise şüphesiz ses dizaynı. Coppola, evinde sık sık saksafon çalarken gördüğümüz karakterin içinde gezindiği tehlikeli zemini yansıtmak için sürekli caz tınılarını kullanıyor. Her an ses bandını meşgul eden tınılara Haryy’nin film boyunca defalarca kez dinlediği teyp kayıtları ve zihninde dolaşan boğuk sesler de eklenince ortaya eşsiz bir üslup yetkinliği çıkıyor. Filmin unutulmaz finalinde Harry, evinin dinlenildiğini fikrini kafasından atamıyor ve kendini tamamen cazın soyut uzamına bırakıyor. Konuşma‘yı sinema tarihinin en özel filmlerinden biri yapan diğer sebep ise dahiyane kurgusu. Karşımızdaki; karakterini kadrajda ustaca konumlandıran, sahnelerin ritmini sesle belirleyen üstün bir şaheser.

1 – Mimaroğlu (2020)

Yönetmenliğini Serdar Kökçeoğlu’nun yaptığı, avangard müzisyen İlhan Mimaroğlu’nun hayatına odaklanan belgesel Mimaroğlu, sinemamızın en özgün yapımlarından biri. Belgeselde, 60’lı yılların başında eşiyle Amerika’ya giden ve elektronik müzik alanında çağının çok ilerisinde işlere imza atan İlhan Mimaroğlu’nu takip ediyoruz. Film; başarılı müzisyenin çektiği görüntüler, fotoğraflar, ses bandında bize her an eşlik eden tuhaf parçalar ile tarifi güç bir deneyim sunuyor.

Daisies’den How to With John Wilson‘a birçok yapımı akla getiren belgeselin eşsiz biçimsel üslubu, hiçbir zaman tam olarak anlaşılamayan İlhan Mimaroğlu’nun zihninin kapılarını aralıyor. Çevreye karşı her zaman bu kırgınlığı yaşayan, en yakınlarındakilerle dahi sağlıklı bir sosyal ilişki kuramayan karakteri anlamaya çalışıyor.

Filmin ses ile kurduğu yoğun dil, seyirciyi müzisyenin zihninin dehlizlerine götürüyor. Aynı zamanda onun hakkındaki farklı fikirlere kapı aralıyor. Belgesel; Amerika’da kurdukları yeni yaşam, eşinin politik tavrı ve iş yaşamı arasında yaşadığı çelişkiler, üvey oğlunun tatsız hatırları ile oldukça katmanlı bir yapıya bürünüyor. Fellini’den John Cage’e, Charles Mingus’dan John Coltrane’e birçok dev ismin hayatına dokunmuş, tarihimizde muadili olmayan bir sanatçıya yakından bakmak için harika bir fırsat.

Diğer sinema içeriklerimize buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir