David Lynch Filmlerinde Ses Kullanımı

david lynch ses kullanimi

David Lynch filmlerinde ses tekniklerine ve açılımlara yakından bakarak sesin tekinsiz doğasını takip ediyoruz.

“Ne zaman sesler duysam, resimler görüyorum. Sonra, fikirler gelmeye başlıyor. Bu beni çılgına çeviriyor.” diyor Lynch. Amerikalı yönetmenin filmleri, rüyayı andıran bir görsel dünya ve tuhaf karakterlerle dolu olsa da esas öne çıkan unsur her zaman ses oldu. Ses, sinemanın elindeki en güçlü araçlardan biri. Bu doğrultuda, bir an bile sessiz kalmamıza izin vermeyen tekinsiz gürültülerle dolu Lynch’in filmleri, sesin anlatıya ne denli hakim olabileceğinin kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.

Her Anı Duymak

David Lynch’in filmlerinde ses; anlatıdaki tezatları, rahatsız edici anları ve alaycı yapıyı sürekli canlı tutar. Bu sesler seyircinin algısıyla devamlı oynar ve tatmin edici anları en aza indirir. Diyalog tercihleri yine sinemasının damıtılmış hali gibidir. Tuhaf ve bir yere varmayan sözler, anlamın yitip gittiği ve alabildiğine karanlık bir dünyayı işaret eder. Lynch, sesi olay örgüsüne içkin görünmeyen bir karakter, kafa karışıklığı yaratan bir anlatıcı olarak benimser.

David Lynch Filmlerinde Ses

Lynch, birçok filminde Amerikan idealinin içini oymak ister. Ses ile kurduğu yapı bu amacına ustaca hizmet eder. Banliyö yaşamının refah dolu imgelerinin hemen ardından kafamızı karıştıran, bu dünyada bir şeylerin ters gittiğini vurgulayan anlar yaratır. Açık, masmavi bir gökyüzünün üstüne elektrik kablolarının cızırtıları biner.

Çitlerle çevrilmiş güvenli evler, insanları selamlayan mutlu itfaiyeci, gülümseyen yüzler… Mavi Kadife‘nin (1986) açılışında her şey yolunda gözükür. Ancak sahne taşan bir hortumun, çimin altında kıpırdaşan böceklerin sesiyle sekteye uğratılır. Bu tezat, Amerikan kültürünün bastırılmış kimliğini açığa vurur.

David Lynch Filmlerinde Ses Açılımları

David Lynch’in çarpıcı ilk filmi Silgi Kafa (1977), aynı derecede sıra dışı bir ses bandına sahip. Sürrealizm ve deneysellik unsurları yalnızca sinematografi ile sınırlı değil. Ses tasarımcısı Alan Splet ile çalışan Lynch, geleneksel enstrümanlardan kaçınıyor ve bunun yerine rahatsız edici, şaşırtıcı ve parlak bir ses duvarı oluşturmak için cam boru ve makine parçaları kullanıyor.

Mavi Kadife‘ye dönelim. Filmin müzikleri, Lynch ve besteci Angelo Badalamenti arasındaki birçok iş birliğinin ilkiydi. Çalışmalarının kalitesi göz önüne alındığında, Lynch’in neden yıllar içinde ona sık sık geri döndüğü açık. Silgi Kafa‘ya kıyasla daha az deneysellik barındıran filmde bizi oldukça karmaşık ve incelikli bir ses kullanımı karşılıyor. Daha hassas ve hoş anlarda bile, altta gizlenen bir korku ve tehdit duygusu var. Bu tedirginlik hissi, filmin anlatısına da mükemmel uyum sağlıyor.

David Lynch Filmlerinde Ses

Düz Hikaye‘de (1999) sessizlik, izolasyonu iletmek için düzenli olarak karşımıza çıkar. Aynı zamanda ana karakter Alvin Straight’in kardeşiyle uzun yıllardır konuşmadığı gerçeğini yansıtan sonik bir rahatsızlık aracıdır. Sessizlik, kardeşiyle tanışmak için tek başına çıktığı yolculuğun ve aynı zamanda yaklaşan sonun, yani ölümün nihai dinginliğini de vurgular.

David Lynch filmlerinde ses, sanayi kavramından sıkça beslenir. Röportajlarından ve filmlerinde sık sık karşımıza çıkan imgelerden yönetmenin ağır sanayiye takıntılı olduğunu biliyoruz. Devasa fabrika makinelerinin, dumanın ve endüstriyel seslerin onu her zaman büyülediğini dile getiriyor. Yabancılaştırıcı endüstriyel ortam seslerini tutarlı bir şekilde kullanıyor. Çeşitli filmlerinde sanayi imgesi farklı okumalara gebedir. Twin Peaks‘in (1990-1991) bölüm açılışlarında ise fabrika, sürekli çalışan ama hiçbir şey üretmeyen Amerikan toplumunu imler.

Modern sinemada ses kullanımının en titiz ve kompleks yönetmenlerinden biri olan David Lynch’in sinemasına ilgili  okuyucular için Tekinsiz’in Sineması kitabı yararlı bir kaynak olabilir.

David Lynch filmlerinde ses kullanımı dosyasına benzer içerikler, film eleştirileri ve listeler için sinema sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.