David Fincher’ın İzinden Giden 5 Film

memories of murder 2003

David Fincher’ın izinden giden 5 film seçkimizde usta yönetmeni hatırlatan atmosferlere yakından bakıyoruz.

Günümüzün en başarılı yönetmenlerinden David Fincher; detay saplantısı, oyun ve bulmaca temalarına ilgisi ve yarattığı özgün atmosferlerle öne çıkıyor. Fincher’ın filmlerinde sık sık takıntılı bir şekilde sırları çözmeye kendini adamış karakterler izleriz. Bir seri katili yakalamaya çalışan gazeteci ve polislerin on yıllara yayılan hikayesine odaklanan Zodiac (2007) bu takıntılı üslubun zirvesidir.

Fincher’ın çağdaş sinemadaki yerini saptamak adına en sevdiği iki yönetmenin Steven Spielberg ve Stanley Kubrick olduğunu hatırlatmak yerinde olacaktır.  “Film izleme deneyiminde ‘anlık etki’ ile ‘derine işleyen uzun soluklu etki’nin oluşturduğu sözde karşıtlıkta, her iki kutupta da var olmaya” (1) çalışan bir sinemayı daha iyi temsil edebilecek iki yönetmen düşünülemezdi zaten…

İşte Fincher tarafından yönetilmeyen, ancak onun olağanüstü eserlerini şiddetle hatırlatan 5 film.

David Fincher’ın İzinden Giden 5 Film

5- Şiddetin Tarihçesi (2005)

David Fincher'ın İzinden Giden 5 Film

Body horror‘un en büyük temsilcilerinden David Cronenberg’in yönettiği Şiddetin Tarihçesi (A History of Violence) oldukça sert bir anlatım diline sahip.

Sakin bir kasabada bir restoran işleten Tom Stall’ın hayatı, restoranını soymaya çalışan silahlı soyguncuları öldürmesiyle değişmeye başlar. Popüler bir kahraman ilan edilen ve medyanın ilgi odağı haline gelen Tom, gitgide kendisinin ve ailesinin kimliği üzerine zor soruların içine çekilir.

Viggo Mortensen, Maria Bello, Ed Harris ve William Hurt gibi heyecan verici bir oyuncu kadrosuna sahip  bu karanlık hikaye; gergin atmosferi, keskin çatışma anları ve sürekli hissedilen gerilimiyle Fincher sevenler için mükemmel adres.

4 – Prisoners (2013)

prisoners 2013 scaled

Denis Villeneuve’ün (“Blade Runner 2049“, “Arrival“, “Enemy“) yönettiği Prisoners, uzun süresine rağmen Fincher filmlerini hatırlatan usta işi temposuyla seyirciyi sürekli diken üstünde tutmayı başarıyor.

Hikaye, Şükran Günü’nde bir araya gelen iki ailenin genç kızlarının ortadan kaybolmasıyla başlar. Dedektif Loki (Jake Gyllenhaal) olayı araştırır ve bir sonuca varamaz. Öte yandan büyük bir panik içinde olan babalardan biri Keller Dover (Hugh Jackman) polisin çabalarının yetersiz olduğuna karar vererek adaleti kendi elleriyle arar. Kendimizi masum ve suçlu arasındaki sınırların muğlaklaştığı, kafa karıştırıcı bir davanın içinde buluruz.

Oyuncu yönetimi ve pürüzsüz manevralarıyla tıkır tıkır işleyen Prisoners, Fincher’ın acımasız bir dünyanın karanlığında yolunu arayan takıntılı karakterlerini selamlıyor. Jackman’ın performansı, karakterler arasındaki uyum ve Roger Deakins’in muhteşem sinematografisi ile son yılların en iyi filmlerinden biri karşımızdaki.

3- Gözlerindeki Sır (2009)

gozlerindeki sir 2009

David Fincher’ın İzinden Giden 5 Film seçkimizin 3. sırasında yönetmenliğini Juan José Campanella’nın yaptığı Gözlerindeki Sır (El secreto de sus ojos) var.

Ülkenin en önemli mahkemelerinden birinde uzun yıllardır sorguculuk yapan Benjamin Esposito (Ricardo Darín) işini bırakmaya karar verir. Bu süreçte ofis yıllarında kendisini oldukça etkileyen bir dava üzerine roman yazmayı planlar. Yaklaşık 30 yıl önce yaşanan vahşi bir tecavüz ve cinayet olayının detaylarını hatırlamaya başlar ve bu dava üzerinde yeniden çalışarak suçu çözmeye karar verir. Bulguları gözden geçirmesinin ilk adımı, çalıştığı yere geri dönmektir. Esposito için bu süreç, adalet ve vicdan kavramları etrafında acı gerçeklerin su yüzüne çıktığı zorlu bir yolculuğa dönüşür.

Güçlü dramatik yapısı ve enfes finaliyle öne çıkan Gözlerindeki Sır, Fincher izlerini taşıyan bir modern klasik.

2- Memories of Murder (2003)

memories of murder 2003

Parazit ile Altın Palmiye kazanan Güney Koreli Joon-ho Bong’un başyapıtı Memories of Murder (Cinayet Günlüğü), 21. yüzyılın en sıra dışı dedektif filmlerinden birisi. Hollywood klişelerinden arındırılmış yapısı, gerçekçi karakterleri, yıllara yayılan hikayesi ve seyirciyi diken üstünde tutan gerilimi ile film, Fincher’ın üslubuyla büyük benzerlikler taşıyor.

Film, 1986 yılında Kore’de yaşanan seri cinayetleri anlatıyor. Oldukça karanlık bir atmosfere sahip anlatıda naif ve zeki karakterler sürekli rol değiştiriyor, sınırlar belirsizleşiyor. Süregiden yanlış anlaşılmalar, seyirciyi umutsuzluk ve gizemin her tarafa yayıldığı rahatsız edici anlara götürüyor.

Yağmur, tıpkı Yedi‘de olduğu gibi, gerilim unsuru olarak kullanılıyor. Karakterlerin yıllar içindeki değişimi, bitmek bilmeyen kovalamacanın yorgunluğu ve filmin kolay cevaplar vermekten kaçınan tavrı ise Zodiac‘ı akla getiriyor.

Memories of Murder; yozlaşmış bir toplumu ve tamamen çökmüş bir adalet sistemini eleştirirken, gerilim, mizah ve dramatik unsurları da etkili bir şekilde harmanlıyor. Filmin sarsıcı finali ise seyirciyi sonsuz bir sorgulamaya itiyor.

1- Spoorloos (1988)

spoorloos 1988 film

David Fincher’ın İzinden Giden 5 Film seçkimizin ilk sırasında Spoorloos (The Vanishing) bulunuyor. Tim Krabbe’nin Golden Eggs romanından uyarlanan film, sakin ve durgun atmosferiyle gerilim türünün oldukça özgün bir örneği.

Hollandalı bir çift, Rex Hofman (Gene Bervoets) ve Saskia Wagter (Johanna ter Steege), Fransa’daki tatilleri için yola çıkar. Yolculuk sırasında Saskia uykuya dalar ve oldukça garip bir rüyanın etkisiyle uyanır. Arabanın yakıtı bittiğinde dinlenmek için en yakın benzin istasyonunda dururlar. Saskia içecek bir şeyler almak için istasyon marketine gider, ancak yeterince zaman geçmesine rağmen geri gelmez.

Yedi ve Kayıp Kız gibi gerilimi son ana kadar canlı tutabilen ender filmlerden biri Spoorloos. Film, karakterlerin psikolojik dengesizliklerini izlerken, ‘ne oldu?’ sorusunun tansiyonuna yaslanıyor. Sakin, detaycı ve kararlı bir psikopatı oynayan Bernard-Pierre Donnadieu’nun muhteşem oyunculuğu Fincher atmosferi için biçilmiş kaftan.

Seyirciyi karakterlerin saplantılarına hapseden Spoorloos, Stanley Kubrick tarafından şimdiye kadar gördüğü en korkunç film olarak tanımlandı. Ömür boyu peşinizi bırakmayacak final sahnesi bu tanımın en büyük nedeni olsa gerek…

(1) Altyazı Sinema Dergisi, Sayı: 202, Bir Anı Tasarım Atölyesi, Kutlukhan Kutlu.

David Fincher’ın izinden giden 5 film listesine benzer içerikler, film eleştirileri ve dosyalar için sinema sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.