Altın Palmiye Kazanan En İyi 10 Film

all that jazz 1979 film

Cannes Film Festivali’nin tarihinde uzun bir yolculuğa çıkarak en prestijli ödülü kazanan filmlere yakından baktık. Federico Fellini’den Abbas Kiyarüstemi’ye uzanarak Altın Palmiye kazanan en iyi 10 film listesi oluşturduk.

Festivalin geçmişinde birçok sürpriz göze çarpıyor. Yakın tarihten Amcam Önceki Hayatlarını Hatırlıyor (2010), Ben, Daniel Blake (2016) ve Dheepan (2015) gibi örnekler verilebilir. Jürilerin kararları, bazı yönetmenlere geçilen iltimaslar, görmezden gelinen filmler festivalin tartışmalı ve politik yönünü oluşturuyor. Yine de Cannes’ın dünyanın farklı coğrafyalarından ilgi yaratan, görülmeye değer filmlerini bir araya getirme vizyonu, sinema endüstrisi açısından hala oldukça kritik.

Çok üzülerek listeye alamadığımız birkaç film:  Parazit (2019); Karanlıkta Dans (2000); Yeraltı (1995); Blow Up (1967).

Altın Palmiye Kazanan En İyi 10 Film

10 – All That Jazz (1979)

all that jazz 1979 1 scaled

Bob Fosse; Ölümün Beşinci Safhası‘nda filmini nefes alan, devasa bir sahneye çeviriyor. All That Jazz, muazzam bir ritime; titizlikle tasarlanmış, anlatıyı sırtlayan bir mizansene ve oldukça dokunaklı anlara sahip. Fosse, Broadway’de yeni bir müzikal hazırlayan Joe Gidion’un parçalanan hayatı üzerinden izleyiciye kendi ölümünün muhtemel gösterisini sunuyor.

9 – Hayat Ağacı (2011)

the tree of life terrence malick 2011

2014’te Kış Uykusu ile Altın Palmiye’yi kazanan Nuri Bilge Ceylan’ın ödülün kapısını ısrarla çaldığı yıl 2011’di.  Bir Zamanlar Anadolu’da ödüle daha yakın gözükse de, Palme d’Or Terrence Malick’in başyapıtı Hayat Ağacı‘na gitmişti. Seyirciyi ikiye bölen filmin, Cannes prömiyerinde yuhalamalar ve alkışlarla karşılandığını biliyoruz.

Şiirsel sinemanın son dönemdeki en yetkin örneklerinden The Tree of Life;  görüntü yönetmeni Emmanuel Lubezki’nin zirve işlerinden biri. Modern dünyada kaybolmuş bir adamın geçmişe dönerek anlam arayışını izleyen film, kurduğu görsel dünya ile varoluşa dair yüce alanları yokluyor.

 8 – Taxi Driver (1976)

Taxi Driver 1976 scorsese

“You talkin’ to me?”

Yaşayan en büyük yönetmenlerden Martin Scorsese’nin magnum opus’u. Sinema tarihinin ikonik filmlerinden Taxi Driver, New York’ta geceleri taksi şoförlüğü yapan bir Vietnam gazisi üzerinden dönemin nabzını tutuyor. Karakter Travis Bickle’ın derin yalnızlığına, yeraltı dünyasına indikçe sınırların ortadan kalktığı, kanlı bir yolculuğa çıkıyoruz.  Ve tabii ki:

Robert De Niro.

7 – Barton Fink (1991)

barton fink 1991 coen brothers

The Big Lebowski (1998), Inside Llewyn Davis (2013), No Country For Old Men (2007)… Coen Kardeşler, 40 yıla uzanan kariyerlerinde birçok harika filme imza attı. En orijinal işlerinden Barton Fink’te, filmlerinde sık sık rastladığımız Kafkaesk atmosfer anlatıyı ele geçiriyor.

New York’ta ünlü bir oyun yazarı olan başkarakter, Hollywood’a gelerek filmler için yazmaya başlıyor. Kaldığı otelde zihninin ve Hollywood’un cehennemine saplanan Fink, sektör hakkında tatsız gerçekleri keşfediyor. Coenlerin dahice mizahıyla şekillenen, çok katmanlı bir yapboz.

6 – Konuşma (1974)

the conversation 1974 coppola

Ses Dizaynı ile Öne Çıkan 5 Film listemizde de yer verdiğimiz Konuşma, Francis Ford Coppola’nın 70’li yıllarda üst üste çektiği kusursuz filmlerin en gösterişsizi.

Anlatının ses üzerinden tanımlandığı The Conversation, gözetim uzmanı Harry Caul’u (Gene Hackman) takip ediyor. Gözetlediği bir çifte takıntılı hale gelen Harry, gitgide paranoyanın korkunç karanlığına batıyor. Karakterin dağınık zihnini cazın akışkanlığı, sürekli tekrar eden kayıt sesleri ve boğuk gürültülerle aktaran Coppola, ortaya yetkin bir üslup çıkarıyor.

5 – Paris, Texas (1984)

paris texas wim wenders scaled

Berlin Üzerindeki Gökyüzü (1987), Alice Kentlerde (1974), Zamanın Akışında (1976) gibi filmlerin yönetmeni Wim Wenders, yol filmi ile özdeşleşen isimlerden biri. 1984’te büyük ödüle uzanan filmi Paris, Texas uçsuz bucaksız bir çölde kimliğini, ailesini arayan bir adamın yolculuğunu takip ediyor.

Görüntü yönetmeni Robby Müller ile devasa bir görsel dünya inşa eden film, unutulmaz sinematografilerden birine sahip. Harry Dean Stanton, Nastassia Kinski ve Deanstockwell’in kusursuz performanslarıyla akıllara kazınan Paris, Texas her izleyişte insanı sarsan bir hüzün ve büyüklükle sarılı.

4 – Tatlı Hayat (1960)

La Dolce Vita 1960 Fellini

Federico Fellini‘yi dünyaca üne kavuşturan film Tatlı Hayat. Bir gazetecinin Roma’nın sefahat dolu gecelerine dalışını takip eden La Dolce Vita, yalnızca İtalyan ustanın filmlerinde rastladığımız bir hassasiyet ve uçarılıkla aktarıyor hikayesini.

Marcello Mastroianni’nin Una Giornata Particolare (1977) ile birlikte kariyerinin zirve performansı olarak görülen Tatlı Hayat, Fellini’nin hayata yönelik derin kavrayışıyla Cannes tarihinin incilerinden.

3 – Kıyamet (1979)

Altın Palmiye Kazanan En İyi 10 Film

Apocalypse Now, sinema tarihinde yapım süreci yılan hikayesine dönen işlerin başında geliyor. Film, binbir türlü felaketin film ekibini çıldırmanın eşiğine getirdiği bir sürecin ürünü. Ve bu sancılı süreci, filmin kendisinden daha iyi yansıtan bir belge yok.

Francis Ford Coppola’nın başyapıtı Kıyamet, birçoklarına göre çekilmiş en iyi savaş filmi. Joseph Conrad’ın ünlü Heart of Darkness kitabından ilham alan film, kitabın muğlak doğasını ve delilikle ilintili yapısını ustaca görselleştiriyor.

Amerikan Deniz Kuvvetleri suikastçısı Captain Willard, Vietnam Savaşı sırasında Kamboçya’da kendini tanrı ilan eden Albay Kurtz’u öldürmekle görevlendiriliyor. Çıkılan bu tekinsiz yolculuk, batının kanlı geçmişinden Amerika’nın açgözlülüğüyle yüzleşmesine birçok durağa varıyor.

2 – Kirazın Tadı (1997)

kirazin tadi 1997 kiyarustemi

İranlı usta yönetmen Abbas Kiyarüstemi, Altın Palmiye kazanan en iyi 10 film listemizin ikinci sırasında. Festivalin en özel filmlerinden Kirazın Tadı, kendisini öldürmeye karar veren orta yaşlı bir Tahranlı Bedii’yi takip ediyor. Bedii’nin kendisini gömmek için birini aradığı bu yolculukta ölümü her ana işleyen ve kadrajı toza toprağa bulayan Kiyarüstemi, bir yandan da hayatı kucaklayan bir dil inşa etmeyi başarıyor. Kiyarüstemi’nin deyimiyle, Kirazın Tadı bazen uyumanıza izin verecek kadar nazik bazen de gece sizi uykunuzdan uyandıracak kadar kalıcı bir film.

Filmin, kendisine dönüp bakan unutulmaz bir finale sahip olduğunu da hatırlatmak gerek.

1 – Sonsuzluk ve Bir Gün (1998)

sonsuzluk ve bir gun 1998

“Neden anne? (…) Neden sadece kendi ayak seslerimi duydum evin içinde? (…) Söyle bana anne, insan neden bilmez nasıl seveceğini?”

Altın Palmiye Kazanan En İyi 10 Film seçkimizin zirvesinde ise Theodoros Angelopulos var. Sonsuzluk ve Bir Gün, ölümün pençesinde bir şair olan Alexandre’nin son gününü takip ediyor.

Küçük nüanslar üzerinden devasa bir büyüklük devşiren film; Angelopulos’un bellek inşa eden yönetmenliği, görsel yetkinliği ve Eleni Karaindrou’nun müzikleriyle eşsiz bir şiir. Eve veda etmeye, sınırlara ve varoluşa yakılmış bir ağıt. O ağıt; geçmiş, bugün ve geleceğin prizmasında sonsuzluğun kapısını çalmaya devam ediyor.

Altın Palmiye kazanan en iyi 10 film listesine benzer içerikler, film eleştirileri ve dosyalar için sinema sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.