Çanakkale Tarih ve Kültür Vakfı ve Çanakkale Valiliği ortaklığında yürütülen Troya Kültür Rotası Projesi ile Çanakkale’den Assos’a kadar köyler arasından geçen bir kültür ve trekking yolu oluşturma projesi geçtiğimiz yıllarda tamamlandı. Bu yazımızda sizlere Troya Yolu ile ilgili görülmesi gereken yerleri ve rota hakkında detayları paylaşacağız.

Troya Yolu Hakkında Bilgiler

Troya Yolu, Troya Müzesi’nden başlayıp Asos Antik Limanı‘nda son bulan 120 Km’lik bir trekking kültür rotasıdır. Adını antik dönemlerden bildiğimiz Troia bölgesinden alan yol üzerinde görülmesi gereken birçok yere de ev sahipliği yapıyor. Bölgenin tarihi M.Ö 7000’li yıllara kadar gitmekle birlikte Anadolu uygarlıklarının Avrupa kıtasına göçü sırasında yol güzergahı olarak da gösteriliyor. Yürüyüş sırasında görülebilecek antik yapılarla birlikte rota insanın içinde manevi ve antik dönemleri iliklerine kadar hissettiren bir hissiyat uyandırıyor.

2018 yılının Troya Yılı olarak kutlanmasının ardından hak ettiği değeri bir nebze de olsa arttıran bölgede yürüşe Troya Müzesini ziyaret ederek başlayabilir, yürüyüş esnasında göreceğiniz yapılarla ilgili bilgileri ve düşünceleri müzeden edinebilirsiniz.

Troya Yolu Tevfikiye – Çıplak – Kalafat – Yeniköy Bölümü

troya-müzesi

Yürüyüşe Çanakkale’nin Tevfikiye ilçesinden başladıktan sonra sizleri 120 Km’lik çoğunlukla düz ama kısmen engebeli, doğa içinde ve yürüyüş esnasında görebileceğiniz deniz manzaraları bir yol bekliyor olacaktır. Tevfikiye’den ayrıldıktan sonra sırasıyla Çıplak, Kalafat bölgelerinden geçerek Yeniköy mevkiine ulaşabilirsiniz. Genelde rotayı yürüyen doğaseverler Yeniköy mevkiinde deniz manzaralı bir kamp yapmadan devam etmiyorlar, ama sizin vaktiniz kısıtlı veya Yeniköy’e uğramadan yola devam etmek isterseniz Kalafat bölgesinden sonra direkt olarak Üvecik mevkiine yürüyebilirsiniz.

Tabii bu yöne ilerlemeniz durumunda Akhilleus‘in Yeniköy’de konuşlanan antik dönemlerden kalan Tümülüs’ünü yani mezarını göremeyeceksiniz. Antik dönemlerden bu günlere gelmiş bilgilere göre Akhilleus Truva Savaşından sonra öldüğü için buraya gömülmüş ve inanışlara göre hala bu Tümülüs yapısının içinde yatıyor.

Troya Yolu Üvecik – Çamoba – Bozköy – Geyikli Bölümü

hanay-tepe-höyüğü

Yeniköy’den ayrıldıktan sonra Troya Yolu‘na Üvecik bölümünden devam ederek sırasıyla Çamoba ve Bozköy bölgelerinden geçerek bir sonraki antik yapı olan Hanay Tepe Höyüğü‘nü görebilirsiniz. Höyük tam olarak bilinmese de M.Ö 4.yüzyıla tarihlenmekte olup kazısı 1857 ve 1878-79 yıllarında Frank Calvert tarafından yapılmıştır. Kazı sırasında bulunan yapılar incelendiğinde genellikle çömlek, kase, obsidiyen ve çakmak taşından kesiciler ve kazıma aletleri olmuştur. Hanay Tepe Höyüğünden sonra Geyikliye doğru ilerleyerek Troya Yoluna devam edilebilir. Geyikli yol üzerinde merkezi yerlerden biri olmakla birlikte burada market ihtiyacı büyük ölçüde giderilebilir.

Troya Yolu Dalyanköy – Akçakeçili – Alemşah – Tavaklı – Çamiçi – Kösedere Bölümü

aleksandria-troas

Geyikli’den ayrılarak Dalyanköy’e varıldığında burada sizleri Antik Liman ve Aleksandria Troas Antik Kenti karşılıyor. Bazı doğaseverler bu rotayı Geyikli’den sonra direkt olarak Dalyanköy’e gelerek akşamı Antik Liman eşliğinde kamp yaparak geçirip uygun mevsimlere göre denize girerek geçiriyorlar. Antik Liman aslında Aleksandria Troas Antik Kenti‘nin bir limanıdır ve tarihsel süreçte çok önemli bir yere sahiptir. Denizin içerisinde ve gölün etrafında antik dönemden kalmış olan granit sütunları bu dönemde de görebilirsiniz. Bu granitler Antik Neandria Kenti‘nin yakınlarındaki taş ocaklarından çıkarılarak üretilir, tomruklar üzerinde kaydırılarak bu limana taşınır, buradan gemilerle Suriye’deki Palmira Antik Kenti, İstanbul, Roma, Vatikan gibi dünyanın o dönemde en önemli kentlerine bu limandan gönderilirmiş.

Antik dönemlerde Aleksandria Troas kentinin nüfusunun 100 bine kadar ulaştığı bilgisiyle birlikte burada yaşayan halkın granit ve türevleri işlerle uğraştığını söylemek pek de yanlış olmayacaktır. Tarihi yapıların o büyüleyici hissiyatlarını içinize çekerek yola sırasıyla Akçakeçili, Alemşah, Tavaklı, Çamiçi ve Kösedere bölgelerinden ilerleyerek güneye doğru yönelebilirsiniz.

Troya Yolu Gülpınar – Kocaköy – Bademli – Koruoba – Asos Bölümü

asos-antik-kenti

Kösedere mevkiinden ayrıldıktan sonra Gülpınar bölümüne doğru ilerlerken görebileceğiniz yapılar arasında M.Ö 2.yüzyılda yapılan Antik Roma Köprüsü‘nün ardından Antik Roma Yolu‘ndan devam ederek Apollon Smintheus Kutsal Alanı‘na ulaşabilirsiniz. Apollon Smintheus Kutsal Alanı, Roma Köprüsü ile aynı tarihte yapıldığı tahmin ediliyor ve antik çağlarda Troas’ın önemli bölgelerinden olduğu düşünülüyor. Rotanın devamında Kocaköy, Bademli, Koruoba ve son olarak Aristoteles‘in bir süre yaşadığı Asos‘a ulaşıyoruz. Aristoteles kısa bir süre Asos’ta yaşamış, burada bir okul kurmuş ve dersler vermiştir. Günümüzde Behramkale olarak bilinen Asos M.Ö 2000’li yıllara kadar uzanan tarihi ile bölgenin oldukça önemli yerlerinden biridir. Yapılan kazılar doğrultusunda ortaya çıkarılan kalıntılardan Athena Tapınağı ve Bizans Surları bölgenin önemini bir kez daha göstermektedir.

Troya Yoluna başlamadan önce yürüyüş hakkında detaylı bir video izlemek için Youtube UniHiker kanalında hazırlanan içeriğe göz gezdirebilirsiniz.

Yürüyüş Rotaları ile ilgili hazırladığımız diğer yazılarımıza buradan ulaşabilirsiniz.