Nobel ödüllü yazarımız Orhan Pamuk’un kitaplarından onun eşsiz karakterlerini ve atmosferini yansıtan 5 alıntı derledik.

2006 yılında Nobel Ödülü’nü kazanan Orhan Pamuk kendisini “saf” ve “düşünceli” bir romancı olarak nitelendiriyor. Hem akış halinde hem de alabildiğine hesaplı bir şekilde yazmanın, yapıyı bu şekilde kurmanın iyi bir romancı olmanın gerekliliği olduğunu savunuyor. Ona göre roman sanatını diğerlerinden özel ve farklı kılan şey ise “gerilerde saklanan, görünmez, neredeyse hareketli ve ele geçmeyen” bir merkeze sahip olması. Konunun ilgilisine roman okumanın ve yazmanın dinamiklerini detaylı olarak analiz eden Saf ve Düşünceli Romancı kitabını önermeden geçmeyelim.

Romanların derinlerinde saklanan merkezini farkında olmak ve onun gölgesindeki karakterleri ve atmosferi algılamak, şüphesiz en “hesaplı” yazıldığına inandığımız anlatılarda dahi, o çekime karşı koyamamamıza neden olur. Bu yapmacıklığı kucaklamaktan kaçanların roman sanatının zevkine asla varamayacağını da belirtir Pamuk.

İşte Orhan Pamuk Kitaplarından 5 Alıntı

pamuk 2

Cevdet Bey ve Oğulları (YKY – Babalar, Analar ve Oğullar)

S. 406/407 – Salona girerken bütün sıkıntılarını unuttu. Hayatının değersiz olup olmaması da önemsiz gözüktü. “Önemli olan yaşamam!” diye mırıldandı. “Yaşıyorum, gülüyorum, konuşuyorum! …. Mutfakta sütlaç kaynıyor… İşte bu!”

Babamın Bavulu (YKY)

S. 40 – Roman sanatı, sır gibi saklamak istediğimiz utançlarımızı başkalarıyla paylaşabilmenin bizi özgürleştireceğini öğretti bana.

Orhan Pamuk Kitaplarından 5 Alıntı

Kara Kitap (YKY)

Gece yarısı bütün kalabalıktan ve onların (cuma vaazını veren imamın, öğretmenlerin, halamın, babamın, amcamın, politikacıların, hepsinin) ‘hayat’ diyerek içine iyice gömülmemi, gömülmemizi istedikleri o iğrenç kargaşanın çamurundan uzakta oturmaktan ne kadar memnun olduğumu o zaman sezdim! Onların tatsız ve yavan masallarının değil de, kendi hayallerimin bahçesinde gezinmekten öyle memnundum ki, koltuktan sehpaya doğru uzanan ince bacaklarıma, zavallı ayaklarıma bile sevgiyle bakıyor, dumanını tavana üflediğim sigarayı ağzıma götürüp getiren beceriksiz ve çirkin elimi bile hoşgörüyle süzüyordum. Kırk yılın tekinde kendim olabilmiştim! Kırk yılın tekinde sonunda kendim olabildiğim için, sonunda kendimi sevebilmiştim!

Sessiz Ev (YKY – Babalar, Analar ve Oğullar)

S. 909 – Hayata, o bir seferlik araba yolculuğuna, bitince yeniden başlayamazsın, ama elinde bir kitap varsa, ne kadar karışık ve anlaşılmaz olursa olsun o kitap, bittiği zaman, anlaşılmaz olan şeyi ve hayatı yeniden anlayabilmek için istersen başa dönüp biten kitabı yeniden okuyabilirsin, değil mi Fatma?

Cevdet Bey ve Oğulları (YKY – Babalar, Analar ve Oğullar)

S. 439 – “Çünkü Samimlerde çirkin bir şey olduğuna karar verdim. Oradaki o bayağı aile havası, onların iyi insanlarla tanışma, iyi bir çevreye girme, mutlu olma biçimleri ve istekleri iğrenç…”

Orhan Pamuk kitaplarından 5 alıntı seçkimize benzer edebiyat içeriklerimiz ile Sartre, Kundera gibi özel yazarların eserlerine yakından bakabilirsiniz.